Enerji alanında, ihracatçılar ile ithalatçılar arasında enerji ticaretinin hacmi büyüdükçe, taraflar arasında karşılıklı bağımlılık oluştuğu ve bunun da, tarafların birbirlerinin çıkarlarına zarar vermelerini önlemekte etkili olduğu sıklıkla dillendirilen bir konu. Bu aynı zamanda, ekonominin siyasete nispi üstünlüğünü de ifade etmekte. Gerçekten de, enerji ticaretinin dikkate değer hacim ve derinliğe eriştiği ticaret ilişkilerinde, taraflar birbirlerinin çıkarlarına zarar vermeme konusunda daha hassas davranmaktalar. Türkiye ve İran arasındaki ilişkiler, tam da bu noktaya güzel bir örnek teşkil etmekte. Türkiye ve İran, her ne kadar aralarında mücadele konusu olabilecek bazı hususlar bulunsa da, aralarındaki enerji ticaretini öncelemekte ve ilişkilerinde hassas bir dengeyi sürdürmeyi tercih etmekteler. Diğer taraftan, karşılıklı bağımlılığın peşinen kabul edildiği bir ortamda Ukrayna krizinin öğrettiği derslerden biri, enerji tedarikçilerinin, özellikle Rusya’nın, kendisini karşılı...
BILINGUAL BLOG | Enerji, Uluslararası İlişkiler, Siyasi Ekonomi