Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Elektrik etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Elektrik Zamları ve Seçimler

Türkiye’de herkes, seçimden sonra, iğneden ipliğe her şeye zam geleceğini bilir, kimse şaşırma z. Bu durum, Türkiye’deki ekonomik ortamın siyasetten ne kadar etkilendiğinin de bir göstergesidir aslında. Elektrik de, tıpkı diğer birçok ürün gibi, bu zam fırtınasından nasibini alır. 24 Haziran İstanbul yenileme seçimlerinden hemen üç gün sonra, elektriğe %15 zam gelmesiyle oluşan tartışmalar, beni, elektrik fiyatının seçimlerle olan ilişkisini tekrar düşünmeye sevk etti. Yaptığım hesaplara göre, Türkiye’deki herhangi bir seçimden önceki iki ay içinde elektriğe zam gelme ihtimali %0 iken, seçimden sonraki iki ay içinde elektriğe zam gelme ihtimali %40! Oranların bu kadar farklı çıkması, elektrik fiyatında siyasi etkiler olabileceğini düşündürtür nitelikte.

Elektrik Sektörü Serbestleşmesinde Fırsat Penceresi İhtiyacı

2002 seçimlerinin yarattığı fırsat penceresi sayesinde ilerleyip bugünkü olgunluğuna erişebilen elektrik sektörü serbestleşmesi, derin bir tıkanıklık yaşadığı bugünlerde, yeni bir fırsat penceresi ihtiyacı içinde. 31 Mart 2019 mahalli idareler seçimlerinden sonra, seçimsiz geçmesi umulan birkaç yıllık süre, ihtiyaç duyulan bu fırsat penceresini sağlayabilir ve reformların önünü açabilir.

Kuzey Kore Enerji Sektörü

Dünya’nın az sayıdaki kapalı ülkelerinden biri olan Kuzey Kore, son birkaç haftadır küresel siyasetin önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Kuzey Kore’nin uzun menzilli füze ve nükleer silah denemeleri sebebiyle, uluslararası toplum Kuzey Kore’ye karşı birçok yaptırım kararı aldı. Kuzey Kore ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında bir nükleer savaş riski de içeren bu krizin, uzak Asya’nın bölgesel enerji jeopolitiği açısından hayati önemi de bulunuyor. Ancak bu çalışma, bölgesel enerji jeopolitiğine değil, hakkında çok fazla malumat sahibi olunmayan Kuzey Kore enerji sektörü üzerine odaklanacak. Kuzey Kore hakkında, özellikle de enerji sektörü hakkında veri bulabilmek çok zor; bulunan verileri teyit edebilmek ise çok daha zor. Bu sebeple, bu çalışma, sadece doğruluğu teyit edilebilen ve uluslararası alanda kabul görmüş sınırlı sayıdaki veriye yer verilerek hazırlandı.

2016 Türkiye İlerleme Raporu'nda Enerji Faslı

Avrupa Birliği (AB) tarafından hazırlanan 2016 Türkiye İlerleme Raporu, genel itibariyle, Türkiye'nin AB'den ve AB değerlerinden uzaklaştığını iddia etmekte. Bu yönüyle de, Türkiye'nin Avrupalılaşma yolculuğunun adeta 'AB'siz Avrupalılaşma' şekline evirildiğinin açık bir beyanı görünümünde. Raporun başlangıç kısmında, AB'nin ve üye ülkelerinin kınamakta ve Türkiye'ye destek olmakta geç kaldıkları hain darbe girişiminin 'derhal' kınandığı ve Türkiye'ye destek verildiği gibi gerçek dışı bir ifade yer almakta. Buna karşılık, enerji konusunun ise, ikili ilişkilerdeki en önemli işbirliği alanlarından biri olmayı sürdürdüğü tüm açıklığıyla kabul edilmekte. Ancak, Türkiye'de özellikle doğalgaz piyasasının hızla geliştirilmesinin ve enerji verimliliğinde ilerleme sağlanmasının gerekliliği vurgulanmakta.

2015 Türkiye İlerleme Raporu’nda Enerji Faslı

Avrupa Birliği (AB) tarafından hazırlanan 2015 Türkiye İlerleme Raporu, enerji faslı açısından bir ‘gerileme’ değilse bile en azından ‘duraklama raporu’ olarak yazılmış görünüyor. Raporun, Türkiye enerji sektörüne ilişkin genel gözlemi, sektörde yakın geçmişte gerçekleştirilen atılımların durma noktasına geldiği şeklinde. Bunun en belirgin göstergesi, 2012 yılında “moderately advanced” (orta üstü gelişkin) olarak tanımlanan Türkiye’nin AB’ye enerji uyumunun, son raporda “moderately prepared” (vasat) olarak tanımlanmış olması. Tarafsız bir gözle bakıldığında ise, yapılan ağır eleştirilerin bir kısmının, Türkiye’nin yoğun bir seçim ve istikrarsızlık döneminden geçmesiyle ilgili olduğu görülebilir.

Oyun Asıl Şimdi Başlıyor

Son zamanlardaki gelişmeler, bilhassa Putin’in Ankara ziyareti, Türkiye’nin, bir enerji merkezi olma yolundaki elini güçlendirdi. Aslında bu durum daha çok, Türkiye’nin elindeki atıl kapasitenin kullanılmaya başlaması olarak da görülebilir. Dolayısıyla Türkiye’nin, elindeki atıl potansiyeli daha verimli ve etkili kullanmaya başladıkça, enerji oyununu da daha güzel oynayabileceği iddia edilebilir. Eğer Türkiye, enerji alanındaki fiziki, fikri ve idari kabiliyetlerini geliştirme hususundaki mevcut proaktif stratejisini devam ettirebilirse, enerji oyununu gitgide daha iyi oynayan ve gitgide daha çok kazanç elde edebilen taraf olacaktır. 2015, böyle bir yıl olabilir.

2014 Türkiye İlerleme Raporu’nda Enerji Faslı

Avrupa Birliği (AB) tarafından hazırlanan “Türkiye İlerleme Raporu 2014”, bir taraftan Türkiye’nin enerji alanındaki atılımını teyit ederken, bir taraftan da hala devam eden, nispeten küçük bazı sorunları işaret etmekte. AB her yıl, aday ülkelerin çeşitli alanlardaki AB ile uyum seviyelerini değerlendirdiği bir rapor yayınlamakta. Dış politika, ulaşım, ekonomi, adalet, eğitim ve çevre gibi birçok konunun değerlendirildiği raporların bir kısmı da enerji konusuna ayrılmakta. Bu yazıda ise, 2014 yılında Türkiye için yayınlanan ilerleme raporunun enerji konusundaki içeriği değerlendirilecek.